Ana SayfaBilinmeyenlerGenelManşet

Arşiv – Bosnada ki katliamı Bütün batıl devletler keyifle izlerken İRAN her şekilde yardım etmişti.

bosna katliamı1
Bosna Hersek ve İran İslam Cumhuriyeti

Bosna Hersek, 51.197 km2′lik yüzölçümü ve yaklaşık 4.500.000 kişilik nüfusu olan bir ülkedir. Ülkede Boşnaklar, Sırplar ve Hırvatlar yaşamaktadır. Ülke Bosna-Hersek Federasyonu ve Sırp Cumhuriyeti olarak ikiye bölünmüştür.

Bosna-Hersek Federasyonu’nda Boşnaklar ve Hırvatlar, Sırp Cumhuriyeti’nde ise Sırplar yaşamaktadır. 1 Mart 1992′de halkın isteği ile Yugoslavya’dan ayrılan Bosna Hersek’e ülkede yaşayan Sırplar karşı çıkarak; Boşnaklar ve Hırvatlar’a karşı saldırılara başladılar.

Bu saldırının altında yatan bir başka neden ise Aliya İzzetbegoviç ve tutumlarıydı.Bosna Hersek halkının yüzde 90′ından fazlasının oyu ile Bosna Hersek Cumhurbaşkanı seçilen Aliya İzzetbegoviç ilk resmi ziyaretini(Mayıs 1991) İran İslam Cumhuriyeti’ne yapmıştı. Çocukluğundan beri İslam’a ve İslami Hareket’e ilgi duyan Aliya İzzetbegoviç, gençlik döneminde Bosna’da faaliyet gösteren Genç Müslümanlar hareketine üyeydi. Genç Müslümanlar hareketinin liderliğini eski İran büyükelçisi Ömer Behmen yapmakta idi.

Yugoslavya yıllarında 24 yaşında iken İslami Hareket mensubu olmaktan 4-5 yıl hapiste kalan Aliya İzzetbegoviç, 1992-1995 yılları arasında gerçekleşen Bosna Savaşı’nda etkili rol oynadı.

İran İslam İnkîlabı yeni kurulmuş olan Bosna Hersek’e her türlü yardımıyapıyordu. Müslüman Bosna halkı’nın İslam İnkılabına olan sevgisi her geçen günartmakta idi. İran ziyaretinden döndükten sonra Bosna Meclisi, İslami bir hükümetin kurulması gerekliliğini bildirince ve Aliya İzzetbegoviç’in İslam İnkîlabı’nı öven açıklamalarından ötürü Bosna Savaşı, Sırplar tarafından başlatılmıştır.

Emperyalist güçler ve Batılı devletlerin desteği ile Bosna Hersek’e saldıran Sırplar’a karşı hem yerli Bosna halkı, hem de dünyanın dört bir yanından Müslüman mücahidler gelerek savaşmaya başlamışlardı. Dönemin ABD ve Avrupalı gazeteleri Müslüman mücahidlerin Sırplar’a verdikdikleri ağır kayıpları endişeyle takip ediyor ve gündeme getiriyorlardı.

Cephede alınan bu muazzam başarılara rağmen dünya kamuoyunda Bosnalı mücahidlere karşı olumsuz bir propaganda kampanyası yapılıyordu. Emperyalist güçler ve Batılı devletler yerli işbirlikçiler ve müslüman(!) görünümlü destekçi devletler ile direnişin başarılarını masada kaybettirmeyi başarmıştı.

Bosna Savaşı esnasında dünyada bulunan 57 müslüman ülkeden resmi olarak mücahidlere yardım gönderen tek ülke İran İslam Cumhuriyeti olmuştur. Diğer müslüman ülke halkları da ellerinden gelen tüm imkanları ile Bosnalı mücahidlere yardım etmiştir.

İran İslam Cumhuriyeti Devrim Muhafızları’nın binlerce üyesi Bosna Savaşı sırasında Sırplara karşı mücadele etmiş, şehid ve gazi olmuşlardır. Bugün hala Bosna’da yerleşik olarak bulunan binlerce İranlıdan bir çoğu savaş yıllarından itibaren bölgede yaşamaktadır.

Bosna savaşının en gözde ve en kahraman beldesi olan Srebrenitsa kenti, Sırpların saldırılarına karşı en güçlü cevabı vermiş ve mücahidlerin merkezi konumunda bir üs olmuştur. 1993′te Birleşmiş Milletler, Srebrenitsa’yı güvenli bölge ilan ederek mücahidlerden silahlarını toplamıştır. Temmuz 1995′te Srebrenitsa’yı kuşatan Sırplar, müslüman Bosna halkını katliama başlayınca; Srebrenitsa halkı dönemin barış gücü askerlerin olan Hollanda askerlerine kendilerini korumalarını söylerler, red cevabı alan Müslümanlar kendi silahlarını istedikleri halde silahları da verilmez. Srebrenitsa kentinde en az 8000 mücahid erkek, Sırplar tarafından hunharca katliam edilir. Katliama uğrayanların sayısının 10-15 bin olduğunu söyleyenler kaynaklarda mevcuttur.

14 Aralık 1995′te Dayton Anlaşması ile sona eren Bosna Savaşı’ndan sonra Bosna Hersek 10 farklı kantona bölünmüştür.

Bugün Bosna Hersek halen savaşın yaralarını sarmaya çalışırken, yeni yetişen gençliğin İslam’a olan ilgisi gözden kaçmamaktadır. Ülkedeki camilerin cemaatlerinin çoğu İslam ülkelerindekinin aksine gençlerden oluşmuş olması dünya müslümanlarını sevindiren gelişmelerdendir.

İRAN İSLAM CUMHURİYETİ ve BOSNA HERSEK İLİŞKİLERİ ile ilgili haberler:

6 Mayıs 2009 günü Bosna Hersek Meclis Başkanı Beriz Belkic, Bosna savaşı sırasında İran’ın yaptığı yardımlardan dolayı teşekkürlerini sunarak, İran’ın yardımlarını unutmayacaklarını söyledi.

Yine katliamcı Sırplardan Radovan Karaciç’in yakalanması dolayısıyla dönemin İran İslam Cumhuriyeti Dış İşler Bakanlığını sözcüsü Hasan Kaşkavi, eski Sırp lideri Radovan Karaciç’in 12 yıl aradan sonra tutuklanmasıyla ilgili “tarihi ve unutulmaz bir an”, “büyük bir olay” ve adaletsizliğe karşı mücadelenin sonucu olarak nitelendirdi. Kaşkavi, ilk resmi değerlendirmesinde, “elleri binlerce suçsuz insanın kanına bulaşmış savaş canisinin 12 yıl aradan sonra tutuklanması, tarihi ve unutulmaz bir an ve büyük bir olaydır. Tüm Bosna hersek halkının ve diğer dünya milletlerin, özellikle Müslümanların isteğinin gerçekleştiğini ve Karaciç’in 12 yıl boyunca mahkeme karşısına çıkarılmasının beklendiğini belirtti. Kaşkavi, Karaciç ve yandaşların Srabranitsa’daki Müslümanların acımasız katliamına atıfta bulunarak, uluslararası camianın vicdanını zedelemiş olan diğer savaş canilerin tutuklanması ve bölgedeki halkların üzüntüsünün azalmasını umduklarını vurguladı.Kaşkavi, adil mahkeme oluşturulmasıyla , savaş cinayetleri ve masum Bosna hersek halkına yapılan soykırımın gizli boyutları, geçen günlerden daha çok dünya kamuoyuna açığa çıkarılmasını ümit ettiklerini kaydetti.Kaşkavi, 1995 yılında Srabranitsa’da 8 bin Bosnalı Müslüman’ın öldürülmesinin sorumlusu olan Radovan Karaciç’in tutuklaması ve uluslararası ceza mahkemesinde yargılanması, adaletsizliğe karşı bu mücadele büyük bir değişim noktası olacağını söyledi.

18 Kasım 2008 günü Bosna Hersek Dışişleri Bakan Müsteşarı Ana Treşiç Babiç, Bosna Hersek halkının zor döneminde İran`ın onlara veridiği manevi desteğe teşekkür etti ve iki ülkenin özellike ekonomi sahasındaki işbirliğin geliştirilmesini istedi.

7 Şubat 2010 günü Bosna Hersek’in İran’daki yeni büyükelçisi İran dışişleri bakanı Mutteki’ye güven mektubunu takdim etti.Mutteki, söz konusu kabulde, iki ülke ilişkilerini dostane olarak nitelerken, Bosna Hersek savaşı döneminde İran halkının ve devletinin Bosna’ya yardımını da insani bir girişim olarak niteledi ve gerçekte dostlukların da zor dönemlerde kendini gösterdiğini söyledi.Mutteki, İran’ın dış siyasette önceliğinin bağımsızlık yanlısı ülkelerle ilişkileri geliştirmek olduğunu kaydederek, Bosna’nın bu konuda özel konuma sahip olduğunu söyledi.Bosna Hersek’in İran’daki yeni büyükelçisi de, İran milleti ve
devletinin kendilerine verdiği desteğe teşekkür ederek, İran’la her alanda ilişkilerin geliştirilmesi için çaba göstereceklerini söyledi.

28 Nisan 2010 günü İran ticaret bakanı Seyyid Şemseddin Hüseyni, İran ve Bosna Hersek arasında ortak iktisadi oturum düzenleneceğini bildirdi. İki gün sürecek ortak iktisadi oturumun, iki ülke arasında ticari ve iktisadi ilişkilerin geliştirilmesi açısından önemli bir adım olduğunu söyledi.Hüseyni, iki ülkenin ortak din ve kültüre sahip olduğunu belirterek, Bosna Hersek’in her alanda gelişmesi için İran’ın her türlü işbirliğine hazır olduğunu bildirdi.İran’ın, Bosna Hersekle ilişkilerinin geliştirilmesine büyük önem verdiğini belirten
Hüseyni, zalimce bir savaşa maruz kalan Bosna Hersek’in yeniden ayağa kalkması için İran’ın her türlü tecrübesini sunmaya hazır olduğunu belirtti.

bosna katliamı bosnakatliamı2 bosnakatliamı3 bosna katliamı4 bosna katliamı7 bosna katliamı6 bosna katliamı5

 

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

CAPTCHA (Şahıs Denetim Kodu) Resmi

*

Başa dön tuşu